10 Eylül 2017 Pazar

Kars Gezisi Uzun Şehir Turu

Uzun Kent Turu

Kaleiçi mahallesindeki Eski Osmanlı yerleşmesinden sonra Rus hakimiyeti döneminde Ortakapı, Cumhuriyet ve Yusufpaşa mahallelerine taşınan Kars yerleşimi, birbirini dik kesen sokaklardan oluşan ızgara planına sahip. Uzun kent turu, eski yerleşim alanı içerisindeki hemen tüm tarihi mekanları ziyaret ediyor. 

Gezimiz kentin kuzeydoğusuna konumlanan müzeden başlıyor. Paleolitik, Eski Tunç, Urartu, Roma, Bizans,Hıristiyanlık, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi’nde ayrıca etnografya salonu bulunuyor. Kars’ta yaşamış köklü uygarlıkların miras bıraktıkları tarihi ve kültürel değerleri incelerken, geçmişten günümüze derin bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Müze gezisi sonrası Cumhuriyet Caddesi boyunca yürümeye başlıyoruz. Solda rastladığımız ilk tarihi bina, günümüzde Kars Kent Konseyi’nin kullandığı yapı.

 19. yüzyılda Baltık mimari tarzıyla demiryolları hizmet binası olarak inşa edilen bu özgün yapı, Cumhuriyetin ilanından sonra Kars Gümrük Binası olarak hizmet vermiş,Sağımızda askeri bölge içinde kalan eski Rus taş binaları göze çarpıyor. Sağlamlığı ve estetik görüntüsüyle ilgi çeken bu yapılar yıllara meydan okuyorlar. Biraz ileride bu kezAynalı Köşk, diğer adıyla Yazıcıların Evi ile karşılaşıyoruz. 

Nobel ödülü sahibi ünlü edebiyatçımız Orhan Pamuk’un ‘Kar’ kitabında Maruf Bey’inevi olarak geçen bina, 19. yüzyıl Baltık mimarisine uygun bir formda inşa edilmiş. Tek katlı ve dikdörtgen planlı olarak tasarımlanan Aynalı Köşk’ün kuzeye bakan dış cephesinde, 1893 yılına tarihlenen bir yapım kitabesi yer almakta. Şehir stadyumuna geldiğimizde köşedeki Fethiye Camii’nden sağdaki Ordu Caddesi’ne doğru dönüyoruz. 19. yüzyıl sonlarına doğru Ruslar tarafından kilise olarak inşa edilen yapının göz kamaştırıcı bir güzelliği var. Bir dönemin Aleksandr Nevski-Rus Askeri Kilisesi, 1985 yılında iki minare eklentisiyle günümüzde cami olarak hizmet vermekte. Fethiye Camii’nin biraz ilerisinde yer alan Cumhuriyet Meydanı heybetli bir Atatürk heykeliyle süslenmiş. Bu etkileyici tabloyu sağ köşede yer alan İl Genel Meclisi Binası tamamlıyor.

 Rotamızın 3. kilometresindeki bu muazzam yapı, bazalt taşlardan oluşan dış cephesiyle gezimize ayrı bir estetik katıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ziraat Bankası’na hizmet eden bina, 1984 yılındaki restorasyonun ardından bir dönem Anadolu Lisesi olarak kullanılmış. Turumuz, bir sonraki kavşak noktasında Ordu Caddesi’nden bir süreliğine ayrılarak sola yöneliyor. Şehit Yusuf Bey Caddesi’ne girmeden önce, solda kaldırım boyunca uzanan Aşıklar Otağı ve Kars Barosu binalarını mutlaka fotoğrafIamalısınız. Girdiğiniz caddedeki ilk tarihi mekan sağdaki Eski Kars Evleri Kafe. Ardından sol tarafta Öğretmenevi ve Kars Kültür Evi’ni görebilirsiniz. Bir zamanlar kadın hapishanesi olarak kullanılan Kültür Evi’nin yanında bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Danışma Bürosu’ndan bilgi ve tanıtım broşürlerini temin etmek mümkün. Az ileride Valilik Binası’nın önünden bu kez sağdaki sokağa girerek, Faik Bey Caddesi’ne doğru yöneliyoruz. Caddenin sağ çaprazında Emniyet Müdürlüğü, hemenkarşımızda ise Çevre ve Orman İl Müdürlüğü binası yükseliyor.


Caddeden sola dönerek rotamızı izlemeye devam ediyoruz. Solumuzdaki Dere Tabya ve Meçhul Asker Anıtı’nın hemen karşısına konumlanan ve kentin en önemli yeşil alanlarından bir olan Mesut Yılmaz Parkı ilk mola yerimiz. Kıvrımlar yaparak sakince akan Kars Çayı’nın kenarındaki parkın karşı yakasında Haydar Aliyev Anıtıyükseliyor.

Parkın sonunda başlayan Şehit Hulusi Aytekin Caddesi, bir sonraki güzergahımız. Bu caddenin en önemli tarihi mekanı, 1894 yılında Cheltikov ailesi için yapılan Hekimevi Binası. Rus mimarisinin özgün örneklerinden birini oluşturan yapıyı geçip, bu kez ters yönden tekrar Ordu Caddesi’nde yürümeye başlıyoruz. Her iki tarafında yer alan eski ve tarihi yapılarla bir açık hava müzesini anımsatan cadde boyunca fotoğraf makinenizi elinizdenbırakamayacaksınız. 

Hafif bir rampaya dönüşen rotanın ilk mekanı, sağda yer alan İl Sağlık Müdürlüğü binası. 1907 yılında Baltık mimari tarzında inşa edilen bu üç katlı yapının doğuya bakan giriş cephesinde yalancı sütunlar ve kartuş süslemeleri dikkat çekiyor. Yapı, Cumhuriyet sonrası bir süre hastane olarak da hizmet vermiş. Hemen yanında Azerbaycan Konsolosluğu, karşı kaldırımda ise 1897 yılında inşa edilen ve bir dönem Adliye binası olarak kullanılanDefterdarlık Misa irhanesi yer alıyor.

 Bu noktada genişleyen Ordu Caddesi’nin ortasında Atatürk Parkı ve heykeli bulunuyor. Parkın sol tarafında Sanayi ve Ticaret Odası sağ tarafında ise Eski Vali Konağı (Stavuşki Konağı) karşılıklı olarak yükseliyor. 1883 yılında Ruslar tarafından yapılan ve şehir turumuzun 5. Kilometresinde yer alan konak, tek katlı olup ‘U’ biçiminde tasarlanmış. Doğu yönündeki giriş cephe duvarlarında yalancı sütunlar ve rölye lerin yer aldığı bu binanın en önemli özelliği, 13 Ekim 1921 tarihinde Kars Anlaşması’nın imzalandığı mekan olması.

 Cumhuriyetin ilanından sonra Vali Konağı olarak kullanılan bina, 2005 yılında başlanan yenileme çalışmaları sonucu 2010 yılında ‘Taşınmaz Kültür Varlığı’ olarak tescil edilmiş durumda. Konağın karşısındaki Sanayi Ticaret Odasıbinası ise, kente 19. yüzyıl sonlarında kazandırılan yapılardan bir diğeri. Düzgün kesme bazalt ve tüf taşındankışlık konak olarak planlanan yapı, Cumhuriyet döneminde de kullanılmış. Dış cepheleri bordür süslemeleriyle donanan bu tarihi eser, 6 Ekim 1924 tarihinde Atatürk tarafından ziyaret edilmiş. 

Bir sonraki anıtsal eser, zamanının mimari tarzına uygun olarak yapılan Defterdarlık Binası. Üç katlı ve ‘L’planında tasarımlanan eserin dış cephe duvarlarındaki yalancı süslemeler dikkat çekici. Yapı, Cumhuriyetin ilanından sonra 1980 yılına kadar Kars Valilik Binası olarak kullanılmış. Karşısında ise bir dönem Kız Öğretmen Okulu olarak kullanılan şimdinin Gazi Kars Anadolu Lisesi yer alıyor. Ardından İl Gençlik Spor Müdürlüğü binasını geçerek yenidenFaik Bey Caddesi’ne kavuşuyoruz. Hemen sola dönüp, kavşak noktasında eniden sola yönelerek Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi’nde ilerlemeye başlıyoruz. 

İlk durağımız, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı mimari tarzında inşa edilen Gazi Ahmet Muhtar PaşaKonağı. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Doğu Cephesi Komutanı Ahmet Muhtar Paşa tarafından karargah olarak kullanılan bu tarihi eserin ahşap balkon süslemeleri, dönemin ustalık şaheseri olarak nitelendiriliyor. Yapı, günümüzde sergi salonu olarak hizmetvermekte. Konağın karşısında Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti’nin başkanlığını yapan Cihangirzadeİbrahim Bey’in eski evi yer alıyor. Yaşar Çelebi Evi olarak da anılan konak, bir dönem Kars Radyoevi olarak kullanılmış. Daha sonra sırasıyla Fevzi Paşa İlköğretim Okulu, Kars Tarih Turizm ve Kültür Derneği, Halkevi ve Saat Kulesi yapılarını geçerek yokuşun başına geliyoruz. 

Sağımızda, bir zamanlar Rus Ortodoks Kilisesi’nin yükseldiği yerde Merkez Camii yer alıyor. Yokuş aşağı Kars Çayı’na doğru yürümeye devam ediyoruz. Eski Rus Konsolosluğu, (Haşim Arıkan Konağı) Resul Yıldız’ın evi,Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuarı binalarını geçerek Kar’s Butik Otel’in önüne geliyoruz. Kesme bazalt taşlardan ‘L’ biçiminde planlanan iki katlı bubinanın dış cephelerindeki bordür süslemeleri dikkat çekici. Yapı 2001 yılında geçirdiği restorasyonun ardından otel olarak hizmet veriyor. Bir sonraki tarihi mekan, 19. Yüzyıl sonlarına tarihlenen ve Baltık mimarisi izleri taşıyan İsmet Paşa İlköğretim Okulu. ‘U’ planlı ve iki kat olarak inşa edilen taş bina, yapıldığı dönemde Deftedarlık Binası  askeri kışla olarak düşünülmüş. 1923 yılından beri ise okul olarak hizmet vermekte. Bu yapıyı geçtikten sonra görselliğiyle öne çıkan tarihi eserler ard arda sıralanmaya devam ediyor. 

Bu caddenin son mekanı, ‘Kar’ romanında yer alan Tuncer G’nin (Güvensoy) Evi. 1890 yılında yapılan sarı renkli konut,süslemeleri ve kapısındaki oymalarla nefis bir görüntü sergiliyor. Eskinin Borsa binası, şimdi şahıs mülkiyetinde yenilenerek Kars’ın tarihsel dokusundaki yerini koruyor.

 Karşıda Osmanlı dönemi yapısı Yusufpaşa Camisi yer almaktadır. Yeniden Şehit Hulusi Aytekin Caddesi’ne vardığımızda, Kars Çayı üzerindeki Demirköprü karşılıyor bizi. Sağa dönerek tarih ve kültür içerikli gezimize devam ediyoruz. Tek katlı, renkli boyanmış eski evler ve Kars Çayı kenarındaki İstihkam Çay Bahçesi’nin ardından,Tahta Köprü’nün üzerinden karşı kıyıya geçiyoruz. Yorulduysanız bu noktada bir çay molası verebilirsiniz. Solumuzda 1742 yılında inşa edilen Topçuoğlu Hamamı yer alıyor. Gövdesinde düzgün kesme taşların kullanıldığı yapı doğu batı ekseninde uzanıyor. Osmanlı dönemine tarihlenen yüzlerce kemer köprüden biri olanTaşköprü, Mazlumağa Hamamı ile Namık Kemal Evi arasında yer alıyor. 1579 yılında Sultan 3. Murat’ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan üç kemerli köprü,


1715 yılındaki sel taşkını sonrası yeniden inşa edilmiş. 54 metre uzunluğunda,8 metre genişliğindeki köprünün yanı başında, dev kubbesiyle Kars sınırları içerisindeki hamamların en büyüğü sıfatını taşıyan Mazlumağa Hamamıyükselir. Ortasında büyük bir havuz bulunan hamam, 1829 yılında ünlü Rus yazarı Puşkin’in ziyaretinin ardından, Rus hakimiyeti döneminde sergi salonlarına ev sahipliği yapmış. Bir sonraki tarihi eser,günümüzde Toplum Merkezi olarak kullanılan ünlü şair Namık Kemal’in evi. Şairin dedesi Abdullatif Paşa 1853-54 yıllarında Kars’ta Mutasarrıf olarak görev yaparken burada ikamet etmiş. Karşı kıyıda ise yine bir Osmanlı eseri olan Muradiye (İlbeyoğlu) Hamamı yer alır. 


1774 yılına tarihlenen eser, Balkonlu Ha-mam olarak da anılır. Yanında ise zamanın acımasızlığına hala inatla direnen Ahmet Tev ik Paşa Konağı bulunur. 1764 yılında Kars eşrafından Hacı Eyüp Bey tarafından inşa ettirilen konak, şehrin zarif yapılarından birisidir. Kars Çayı’nı sağımıza alarak ilerliyoruz. Sağ yamaçtaki tepede Ermeni Katolik Kilisesi’nin kalıntıları yer alıyor. Az sonra Baltık mimarisinin etkisiyle yapılmış 19. yüzyıl eserlerinden Paşa Konağı’nın önündeyiz. Bir zamanlar devlet erkanını ağırlayan görkemli konut, Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak hizmete devam ediyor.Giderek sarplaşan ve daralan vadinin sağ yamacında Kars Kalesi ve tabyalar, sol ise harap olmuş tarihi binalar sıralanıyor. Kentsel dönüşüm planıyla yenilenecek olanDereiçi Vadisi, özellikle bahar aylarında yemyeşil bir çehreye bürünüyor. Kars Çayı’nın yarenliğinde şehir merkezinin gürültüsünden uzaklaşıp, 1855 yılında yapılan İkinci Taşköprü’ye ulaşıyoruz. Arap ve İngiliz tabyaları arasındaki köprünün biraz ilerisinde aynı zamanda mesire alanı olan Kent Ormanı yer alıyor.

Rotamız Taşköprü’den geçerek Kale’ye yöneliyor. Yaklaşık 1 kilometrelik hafif bir rampanın solunda düşmana karşı koymak için Osmanlı döneminde yapılan tabyalar yer alıyor. Yolun keskin bir viraj yaptığı noktada yükselen merdivenlere yönelerek, kentin simgelerinden biri olan kaleye ulaşıyoruz. Aynı zamanda bir seyir terası vazifesi gören bu tarihi mekan içerisindeki çay bahçesi, 10 kilometrelik gezinin en güzel dinlencesi için bir fırsat. 1153 yılında Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin tarafından veziri Firuz Akay’a yaptırılan